Faik Akçay/ IŞİD Karanlıklarının Yıkıcılığı
29.12.2025 günü sabahı, Yalova ilimizin Elmalık Köyü’nde IŞİD’le güvenlik güçleri arasında yaşanan kanlı çatışma, karanlık güçlerin bu topraklarda, derinlerden akan bir yara olduğunu gözler önüne serdi. Olay birkaç gün gündemde kaldıktan sonra, toplumsal belleğin silinmeyen eylemlerinin yanına yerleşti. Yeni bir IŞİD saldırısı oluncaya dek, sessizlik içinde burada duracağa benzemekte.
IŞID’in kuruluşu
IŞİD’in kuruluşuyla ilgili değişik bilgiler var. Yinelemeye düşmemeye çalışarak, bu bilgiler aşağıda sunuldu.
“Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)”(1), 2004 yılında “Tevhid ve Cihat” adıyla Ebu Musa Zerkavi tarafından Irak’ta kuruldu. Sonrasında Usame Bin Ladin liderliğindeki El Kaide’ye katıldı. El Kaide’ye katıldıktan sonra adını “Mezopotamya’da El Kaide” olarak değiştirdi.(2)
Mehmet Ali Güller’in, 2015 yılında yayınladığı IŞİD’n Tarihiyle ilgili, IŞİD Kara Terör adlı yapıtta, şu özet bili var:
“IŞİD, Ebu Musab Zerkavi tarafından Irak’ta kuruldu. İlk adı Cemeaaa el – Tevhid ve 1 Cihad”dı. Ekim 2004’de Tanzim Kainat el- Cihad fi Blaud el Rafidayn adını aldı. Ama daha çok Irak Elkaidesi olarak biliniyordu.
Ocak 2006’da bazı gruplarla birleşti ve Mücahidin Şûrâ Konseyi adını aldı. Aynı yılın sonunda, Ekim 2006’da, bu kez Irak İslam Devleti adını kullanmaya başladı.
Örgüt, Suriye’de varlık göstermeye başlayınca, Nisan 2013’de adını bugün bilinen haliyle Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) olarak değiştirdi.
9 Haziran’da Musul’u işgal ettikten sonra da, Temmuz 2014’te isminin sadece İslam Devleti olduğunu açıkladı. Zira örgütün lideri Ebu Bekir el – Bağdadinin sözcüsü Muhammed Adnan’nı artık hilafet ilan ettiklerini açıklamıştı.”(3)
IŞİD’in yayılması
IŞİD’in, Asya, Afrika Anakaraları üzerinde başlayan yolculuğu, giderek tüm Dünya ülkelerinde, İslam Dini kurallarına göre yönetimler oluşturma amacında olan bir kuruluş durumuna geldi. İslam Dini’nin Dünya’ya egemen olması düşü, bu dinin ortaya çıkışından buyana yaşama geçirilmeye çalışılan bir düşünce. İslam Dini algısına göre, tüm insanlık Müslüman oluncaya dek savaşılacak. Müslüman dini dışında olan tüm insanları öldürmek, mallarına el koymak, bu anlayışın savunucuları, yandaşları olanların doğal hakları olarak görülmekte. Buna karşın bu din, barış dini olarak gösterilmekte (!).
“IŞİD, yıllardır Türkiye’de de gizlilik içinde örgütlenme çalışmaları yürüten, aynı zamanda Türkiye sınırlarını geçiş için de kullanan bir kuruluş.
2013 yılında kurulan ve bir yıl sonra “halifeliğini” ilan eden örgüt, Suriye ve Irak’ın geniş kesimlerinde denetimi ele geçirdi.
Birçok ülkede ise saldırılar düzenlemeye başladı.
2014’te Irak ve Suriye’de fiili “halifeliğini” ilan eden, 2017’de önemli oranda güç kaybeden ve zamanla Türkiye’de de gerileyen örgütün ülkedeki son durumu merak ediliyor.” (4)
Türkiye’de geçmişte yaşanan ve IŞİD’le bağlantılı bazı saldırılar şunlar:
Suruç Saldırısı (20 Temmuz 2015): 34 ölü
Ankara Gar Saldırısı (10 Ekim 2015): 103 ölü
Diyarbakır HDP Mitingi Saldırısı (5 Haziran 2015): Beş ölü
Sultanahmet Meydanı Saldırısı (12 Ocak 2016): 13 ölü
Atatürk Havalimanı Saldırısı (28 Haziran 2016): 45 ölü
Gaziantep Düğün Saldırısı (20 Ağustos 2016): 59 ölü
Reina Saldırısı (01 Ocak 2017): 39 ölü
İstanbul Sarıyer’deki Santa Maria Kilisesi saldırısı 28 Ocak 2024, 1 ölü.(5)
İzmir’in Balçova İlçesi’nde Polis karakolu baskını (08.09.2025) 3 ölü(6)
Kitle iletişim araçlarında paylaşımı yapılan görselde, Türkiye Cumhuriyeti’nde IŞİD yapılanmasının kuşbakışı görünümü.
IŞİD yıllardır bilinen bir örgüt
Bu konuda birkaç görüşü birlikte inceleyelim:
CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, 13 Haziran 2014 tarihinde TBMM’de düzenlediği basın toplantısında:
“… IŞİD’in komutanı Türkiye’nin Sünni niteliğini niye dile getiriyor? (Burası özellikle üzerinde durulması gereken bir konu), Herkes merak ediyor arkasında ne var diye. Bu anlattığım konular gösteriyor evvelki gün Cumhurbaşkanlığı’nda toplanan yuvarlak masa etrafındaki kişilere bakarsak, aslında IŞİD’in fiili karargahının da orada olduğunu görürüz.”(6)
Bir başka kaynak şu:
The Guardian, dün, IŞİD’in bu amaç doğrultusunda bir süredir bilinçli bir politika izlemiş olduğunu ileri sürerek şöyle yazdı: “Önce kuzey Suriye’yi altüst ettiler arkasından 10 yıl kadar önce doğdukları Anbar vilayetine döndüler. Bu yolda sürekli silah elde ettiler, özgüven kazandılar ve Arap dünyasının en iyi eğitilmiş ve silahlandırılmış ordusuna karşı, şehirler ve kasabalara bir direnmeyle
(karşılaşmadan yerleşmiştir.) (7)
Prof. Dr. İlter Turan bu konuda şunları dile getirdi:
“IŞİD aslında yetkilerce bilinmekte, fakat fazla üzerine gidilmemektedir. Bu kişilerin “yaramaz çocuklar” olduğuna inanılmakta, zamanla yatışmaları beklenmektedir. Kursları, yayınları, yandaş kazanmak için izledikleri siyasetler vardır. Ancak bu işleri sahiplenen zevat dindar olduğundan, onlarla uğraşmamak gerektiği düşünülmektedir. Esas amaç dindar ve kindar bir nesil yetiştirmektir. Bu hedefinde hükümetimizin fazla başarılı olamadığı aşikardır. IŞİD’cılar ise hem dindar hem de kindardır. Dolayısıyla eylemlerinin fazla üzerine gitmeye gerek yoktur. Hatta, tem tersine, bu inançtaki insanların çoğalması muhtemelen hükümetin arzuladığı bir şeydir.
Bu noktada hükümetin bir olayı fazla farkına varmadığını söylemek gerekiyor. Hükümet dini iktidarda kalmasını sağlayacak ve kitlelerin kendisine itaatı benimsemesini temin edecek bir araç olarak görmektedir. İzlediği siyasi strateji ülkeyi din ekseninde kutuplaştırmak, kendisi dışındakilerin ülkede dini özgür yaşamaya karşı olduğunu ileri sürerek iktidarını devam ettirmektir. IŞİD ise dini bir düzen kurmak peşindedir. Böyle bir düzenin kurulması karşısındaki en büyük engellerden biri de dindar olduğu izlenimini veren fakat aslında, yani IŞİD’a göre, her bakımdan dinden uzak bulunan hükümettir. Dolayısıyla onun hoşgörüsünden yararlanılabilir ama en büyük düşmanın da o olduğunun bilinmesi gerekir.
İkinci olarak, hükümetin herkesi dindar yapma sevdasından vazgeçmesi, ancak dindar kesimin arzularına saygı göstermesi gerekmektedir. Herkesi dindar yapma sevdası aslında IŞİD’ın arzuladığı ama kitleleri ikna etmekte zorlandığı bir yaklaşımdır. Kendi yaklaşımının resmi olarak desteklenmesi IŞİD’ın sadece memnun olmasını sağlar, kendi hareketine katılacak kadroların sağlanmasında bir kolaylık getireceğini düşünür. Örneğin, gençlerin sayıları giderek artan İmam-Hatip okullarına gitmeye zorlanması, böylece toplumun marjinal olarak algıladığı, iyi yetiştiği tartışmalı olan, işsiz adayı gençlerin çoğalması tam da DEAŞ’ın sevineceği bir ortamın yaratılmasıdır çünkü bu harekete ilgi duyanlar marjinal, işsiz güçsüz ve düzenin kendilerine değer vermediğini, haksızlık ettiğini düşünen gençlerdir.
Baskıcı icraat olmayınca, IŞİD’ın üye bulması, dolayısıyla varlığını ülke yönetimine bir tehdit olarak sürdürmesi zorlaşacaktır. Demokratik bir ortamda, bu ortamın gereklerine inanmayan örgüt mensuplarının yargıya sevki ve cezalandırılmaları da diğer tüm toplum kesimleri tarafından haklı ve anlaşılabilir bir eylem olarak değerlendirilecek, yadırganmayacaktır. Başka türlü ifade edecek olursak, kimse siyasal değişmeyi zor yoluyla gerçekleştirmek isteyen bir toplum hareketine itibar etmeyecektir.”(8)
IŞİD’e destekler
The Economist Dergisi’nin yeni sayısında yer alan başyazıda, Irak’ta kamu düzenini bozan IŞİD, şu ifadelerle tanımlanıyor:
“Suriyeli anaakım isyancılar için çok şiddetli, El Kaide için çok aşırı olan IŞİD’in birden çok ebeveyni var. Suriye’deki savaşın başlangıcında Türkiye, yabancı savaşçıların sınırlarından serbestçe geçişine izin verdi. Avrupalı hükümetler ise kaçırılan vatandaşları için IŞİD’e milyonlarca dolar ödedi. Esad alaycı tavırla köktencileri hapisten çıkararak ve saldırılardan sakınarak IŞİD’in diğer Suriyeli isyancılara karşı üstün gelmesine yardım etti. Kendisinden sonra geleceklerden korkacak dünyanın karşıtlarına yardımı kesmesini istedi ve işe yaradı.”(9,10)
Bağıra çağıra gelen karanlık
“… Örgütün (IŞİD)’in siyah bayraklarıyla Yalova’da düğün konvoyu görüntüsünde gövde gösterisi yaptıkları sosyal medyaya yansıdı. Bu görüntüleri yayınlayan Ensar Uslu isimli X kullanıcısı, Yalova’ya Bitlis’ten aileleriyle göç eden militanların Suriye iç savaşı sırasında da Ebu Hanzala adıyla tanınan Hasan Bayancuk’un takipçileri olduğunu öne sürdü.
Bu yapı, yıllar önce Yalova’nın örgüt açısından bir “yatakhane” değil, doğrudan bir komuta ve koordinasyon merkezi olarak kullanıldığını ortaya koymuştu.
Yalova’da güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda etkisiz hale getirilen IŞİD üyesi Zafer Umutlu’nun aylar öncesinde Bursa’nın İnegöl ilçesinde konum belirterek video paylaştığı ortaya çıktı. Bir başka paylaşımda ise üzerinde terör örgütü IŞİD’in bayrağının olduğu duvar saatini paylaştığı görüldü. Paylaşımda “Ben kinimi diri tutmak için Allah’a dua ediyorum. Vallahi fırsat verdiğinde elimize güç geçtiğinde yeryüzündeki hiç bir kâfire göz yummayacağım” ifadelerini kullandığı görüldü.”(11)
IŞİD’in ülkemizde, “Ahlak ve Sünnet Dergisi” adlı bir yayın çıkardığı, bu dergi aracılığıyla örgütlenme çalışmalarını kolaylaştırdığı görülüyor.
Bir ülkede, bir köyde böyle bir örgütlenme nasıl gizli kalabilir, gelişebilir?
Kara taşlar üzerinde kara karıncayı gören, solcuların nefesini dinleyen devlet, ülkenin dört bir yanını örümcek ağı gibi saran terör örgütünü karanlığını neden görememiş? Bunu görememişse sorun var, görüp de engellememiş, yol vermişse daha kötü, korkunç bir sorun var demektir.
Neden önlenmediler
Son yıllar, dinci gelişmelerin önlenmeye değil yeşertilmeye, geliştirilmeye çaba harcadığı yıllar oldu.
Önce suç işletip sonra yakalamak, öldürmek daha kazançşı mı bilinmez.
Bu olay, ülkemizin sürüklendiği karanlığın boyutlarını gözler önüne seren somut bir örnek.
Yalova, Elmalık Köyü’nde IŞİD’le güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmanın 8 saat sürdüğü bildirildi. 8 saat güvenlik güçlerine karşı koyacak silahlar buraya nerelerden getirildi, bu savaş aygıtları pazarda satılan ürünler değildi kuşkusuz. Bunca hazırlıklar, hiç mi saptanamadı? Biliniyorsa niçin beklendi? Zamanında önlem alınmadı? Gecikmeden ne umuluyordu? Önce suç işletip sonra öldürmek, örgütü çökertmek ne yarar sağlamakta?
16 yaşında çocuğa insan öldürten karanlık
İzmir’in Balçova ilçesinde geçtiğimiz yıl (2025) 3 polisin şehit olduğu, 1’i polis 2 kişinin yaralandığı polis merkezine yönelik terör saldırısıyla ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede şüpheliler hakkında 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261’er yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İzmir’deki kanlı saldırının iddianamesi hazır: 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet istendi
08 Eylül 2025 sabahı gerçekleşen saldırıda, E.B. pompalı tüfekle polis merkezine ateş açmış, olayda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir şehit olmuştu.(12)
İddianamede, saldırı tarihinde 16 yaşında olan tutuklu E.B.’nin IŞİD silahlı terör örgütüne katıldığı, örgüt ideolojisini tamamen benimsediği ve bu doğrultuda silahlı eğitim aldığı belirtildi. Şüphelinin örgütün amacına hizmet etmek üzere terör saldırısı talimatı aldığı aktarıldı.(13)
Dinleri çıkarları için kullananların ölümcül kuşatmaları
Tüm inanç sistemleri, düşünce sistemleri, önermelerini benimseyen insanları, kendi özlerinden kopararak kolayca kullanıldıkları karanlıkların çukuruna yuvarlarlar.
İnsanların beyinlerini ele geçirerek, eleştirel düşünceden uzaklaştırıp, kendilerini yaşamdan koparıp ölüme sürükleyen duyguları yenmeden, insanlığın barışa, mutluluğa ulaşması olanaksız.
Yeni kötülüklere kulaç açma
İŞİD, Suriye’de, Irak’ta, İran’da, Türkiye’de yeni ölümler yaşatma peşinde olan bir örgüt. Kendisi istemese de, eylemlerde bulunmaktan geri duramayacağı anlaşılmakta.
“Colani El Cezire röportajında açık açık Irak İslam Devleti liderliği (IŞİD’in eski ismi) tarafından görevlendirilerek Suriye’ye geldiğini anlattı. Hatta IŞİD lideri Bağdadi’nin yayınlanan bir ses kaydında da Colani’nin görevlendirildiği net bir şekilde var: “Colani’yi atadık ve yanına çocuklarımızdan bir grup vererek Şam’daki hücrelerimizle buluşmak üzere Irak’tan Şam’a gönderdik. Onlara planlar geliştirildi, hareket ve eylem politikaları resmedildi. Her ay maaşlarını verdik ve militanlar sağladık.
ABD, İsrail hegemonyasında bir yeni Ortadoğu düzeni kurmak istiyor, İsrail’in güvenliğini garanti altına almak istiyor. Bunun için İran’ın bölge ülkelerindeki nüfuzunu ortadan kaldırmaya, “elleri” olarak gördüğü örgütleri tasfiye etmeye çalışıyor. Gazze’de Hamas’ı ezmeye, Lübnan’da Hizbullah’ı silahsızlandırmaya, Yemen’de Husileri etkisizleştirmeye ve Suriye’de Esad’ı devirmeye çalışması bundandı. Şimdi Irak’taki “İran etkisiyle” mücadele etmek istiyor.
Bu nedenle de “kullanışlı düşmanı” IŞİD’i, Suriye’den Irak’a taşıyor.(14)
SDG Tutukevlerinde olan IŞİD üyelerinin, bugünlerde Irak’a taşınmasının nedenleri konusunda yapılan şu saptamayı değerlendirmekte yarar var.
İran halkının saygın direnişi
1979’dan sonra, din temelli bir yönetim kurmuş Mollalara karı İran halkı, 2025 yılının sonlarına yoğunluğu artan saygın bir direniş sergiledi. Kesin sayısı bilinmeyen ölümlerle, insana saygının egemenlerin buyruklarından daha onurlu bir tutum olduğunun güzel örnekleri verildi. Baskılara karşı direnmekten başka bir yol olmadığını anlayan halk yığınları, boyun eğme yerine dik durmanın, daha güzel yarınlar için yürünmesi gereken en iyi yol olduğunu, yiğitçe direnerek, çarpışarak tüm insanlığın gözleri önüne serdi.
——————————————————
(1) Vikipedi: Özgür Ansiklopedi
(2) IŞİD nedir? Hangi bölgeler IŞİD kontrolünde? https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/isid-nedir-hangi-bolgeler-isid-kontrolunde-81561 via @cumhuriyetcomtr
3. Güller, Mehmet Ali, Işid Kara Terör, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2015, s. 114
4. News Türkçe, 29 Aralık 2025
5. 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet istendi https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/izmir-deki-kanli-saldirinin-iddianamesi-hazir-4-er-kez-agirlastirilmis-muebbet-istendi-2469352 via @cumhuriyetcomtr
6. Güneş: IŞİD’in fiili karargahı Çankaya’da
‘IŞİD’in fiili karargahı Cumhurbaşkanlığı!’ #gazetesozcu via @gazetesozcu
Bu savda, gerçeklik payı olup olmadfığını düşünmek, değerlendirmek gerekmekte.
7. Çandar, Cengiz, Radikal Gazetesi, 13.06.2014
8. IŞİD’le çok yönlü mücadele edilmesi gerekiyor https://www.yeniarayis.com/yazi/isidle-cok-yonlu-mucadele-edilmesi-gerekiyor-12393
9. Economist: Arap Baharı bitti ‘Cihat Baharı’ başladı https://www.posta.com.tr/dunya/economist-arap-bahari-bitti-cihat-bahari-basladi-231838 via @postacomtr
10. Taraf Gazetesi, 13.06.2014
11. Yalova’daki IŞİD operasyonunda yaşananlar selefi karanlığın sonucu: Buzdağının görünen kısmı! https://www.birgun.net/haber/yalovadaki-isid-operasyonunda-yasananlar-selefi-karanligin-sonucu-buzdaginin-gorunen-kismi-680291
12. İHA,12.01.2026
13. 13. 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet istendi https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/izmir-deki-kanli-saldirinin-iddianamesi-hazir-4-er-kez-agirlastirilmis-muebbet-istendi-2469352 via @cumhuriyetcomtr
14. Mehmet Ali Güller yazdı – IŞİD’e Irak görevi https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mehmet-ali-guller/isid-e-irak-gorevi-2474114 via @cumhuriyetcomtr