Siyasi DurumYalan ve Gerçek

Faik Akçay / CHP-AKP-MHP İşbirliği

AKP-CHP ortaklığı gizlenemez duruma geldi.

Seçimlerde kent uzlaşısı yaparak Esenyurt İlçe Belediye Başkanlığını kazandığı için, seçilen Belediye Başkanı, uydurma gerekçelerle görevinden alınmış, üstelik tutuklanmıştı. Şimdi Etimesgut’ta CHP+AKP+ MHP oylarıyla belediye başkanı seçilmesine ne ad koymak gerekir?

AKP + MHP’nin oylarıyla Belediye Başkanlığına seçilen Seda Dilber’in mutlu olup olmadığını bilemeyiz, ancak siyasal yaşamında kazançlar yerine yitirdikleriyle kucaklaşacağı görünüyor. Başarılar elde etme yerine yıkımlarla karşılaşırsa, yaşamanın en büyük dersini alacaktır. Attığı yanlış adımın utancı kendisine yetecektir.

AKP-MHP, geçen seçimlerde 30 büyük kentte, başka birçok yerde birlikte, tek adayla seçimlere gidiler. Bunlar “Kent Uzlaşısı” değil, “üzüm toplama iş birliği” (!) mi denilecek?

“Etimesgut Belediyesi’nde başkanvekili seçimi: CHP’nin adayı, Cumhur İttifakı desteğiyle seçildi

Seçilmiş Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’un tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından Etimesgut Belediye Meclisi, başkanvekilini seçmek için toplandı. İlk iki turda geride kalan CHP’nin adayı Seda Dilber, Cumhur İttifakı’na mensup meclis üyelerinin desteğiyle Etimesgut Belediye Başkanvekili seçildi. 11 Meclis üyesi bulunan CHP, 4’üncü turda 21 oy alırken YENİ Parti adayına 19 oy verildi.” (1)

CHP-AKP-MHP iş birliği ilk meyvelerini vermeye, görünür olmaya  başladı. Gelecek seçimlerde, birçok ilçede, ilde birlikte seçimlere girerlerse hiç şaşırmamamız gerekir.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Yenikapı’da, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi açıklama törenine katılarak, “Sayın Cumhurbaşkanım” diye seslenip ceketinin düğmelerini iliklemesi, burada kendisini “yuh”latması belleklerden silinmiş değil. Sıradan yurttaşlar, yönetme yetkilerini tek kişinin elinde toplanması girişiminin ne sonuçlar doğuracağını bilemeyebilir, 90 yıllık bir siyasal partinin, üstelik Cumhuriyet’i kuran siyasal parti olduğunu dilinden hiç düşürmeyen bir partinin genel başkanının bu gelişmenin nelere yol açacağını bilmemesinin bağışlanır yanı yok.

Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına parmak kaldıran, partisine kaldırtan Kılıçdaroğlu, hangi yüzle olduğu bilinmez, Demirtaş’ın tutukevinde yanına gitmeye kalkabilmiş, Demirtaş görüşme isteğini geri çevirmişti.

Kazakistan Cumhuriyeti’nde, halkın yapılan zamlara karşı sokaklara dökülmesiyle ortaya çıkan başkaldırıda, AKP-MHP-İyi Parti-CHP dört parti, zamlara karşı çıkan ülke halkını kınayan bir ortak bildiri yayınlamışlardı. Sözüm ona sosyal demokrat parti geçinen CHP’nin, bir dış ülkenin halkının yanında değil, karşısında, diktatörünün yanında yer aldığını üzülerek izlemiştik.

2.5 milyon mühürsüz oyun Yüksek Seçim Kurulu’na geçerli oy olarak benimsetilip, yitirilen seçimi kazanmaya karşı bu işin peşine düşmeden susan, bu durumu yargıya taşıyacağını bildiren Milletvekilini tehdit ederek bundan alıkonulması da ülke tarihinde kara bir leke olarak yerini aldı.

Barış sürecini desteklediklerini belirtmek için yayınladıkları bildirini 3. Maddesinde, “3) Irak ve Suriye’deki bağlantılı yapıları kapsayan bölgesel güvenliğin artırılması”(2)isteğinde bulundu. Bu isteme göre, Kılıçdaroğlu: Türkiye Cumhuriyeti’nin bir “güvenlik devleti” mi, yoksa “öncelikle komşularıyla barış içinde yaşayan demokratik bir devlet mi” olması gerektiği seçeneklerinden hangisinden yana olduğu açık.

Bu kafa, “Osmanlı Kafası” değilse nedir? Bu Osmanlı Kafası değilse nasıl bir kafadır? Kılıçdaroğlu CHP’si, KIıçdaroğlu’nun kendisi, barıştan yana mı, savaştan yana mı? Cumhuriyet Tarihi boyunca solcu, Sosyal Demokrat, halktan yana bir parti olduklarını savunan CHP’nin, bu tür bir yayılmacı, savaş özlemleri dile getirmesi, savunduklarıyla bağdaşır bir tutum değil.

Özgür Özel’in dokunulmazlığı kaldırılıp tutuklanması sağlanırsa, ortalığın kendilerine kalacağını düşleyen Butlan yanlılarına bu ülke insanı gereken dersleri veriyor, daha da verecek.

Demokrasiden yana olan güçleri birleştirerek, sürüklendiğimiz karanlığa doğru gidişe son verilmesini beklerken, Butlancı kesimin demokrasiden yana olmadıkları, demokrasinin gelmesi için bir çabalarının olmadığı ortaya çıktı.

Baskın bir birlikte girilen seçimle, TBMM’de çoğunluğu sağlayıp, üstelik anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde ederek, anayasadan laiklik ilkesini çıkararak İslam Devleti diktatörlüğü kurulabilirse, özlenen hedefe ulaşmış olunacak. Bu olamayacak bir iş değil. CHP’nin, Butlancı takımın bunda büyük payı olacak. Verilen görev eksiksiz yerine getirilmiş olacak. Kemal Kılıçdaroğlu o zaman kimi “arındıracak”?

Laik kesimleri yıkım tasarımı (projesi) başlatan AKP, MHP birlikteliğinin CHP içinde Kemal Kılıçdaroğlu tarafından uygulanması demokrasinin geleceği açısından üzüntü verici. CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan demokratik adımlar beklemenin bir düş olduğunun bilincindeyiz. Hiç değilse demokrasiden uzaklaşılmasına araç olmasalar yeterdi. Bunu da yapamadılar.

Bu ülke insanı yapılan çirkinlikleri unutmayacak. Birgün bu yaptıkları ayaklarına dolanacak.

———————————-

(1)  Etimesgut Belediyesi’nde başkanvekili seçimi: CHP’nin adayı, Cumhur İttifakı desteğiyle seçildi https://www.birgun.net/haber/etimesgut-belediyesinde-baskanvekili-secimi-chpnin-adayi-cumhur-ittifaki-destegiyle-secildi-728572

(2) https://www.kurdistan24.net/tr/story/930095

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu