DiktatörlüklerToplumsal DeğişimYalan ve Gerçek

Faik Akçay / Ülke Yönetimini Tek Elde Toplama Çabaları

Ülkede, Dünya’da oynanan oyunları gerçek boyutlarıyla anlayamazsak, eleştirilerimizin, çözüm önerilerimizin ayakları yere basamaz. Olup bitenleri bize yansıtıldıkları ölçüde bilebiliyor, değerlendirebiliyoruz. Bilebildiklerimiz, bilmediklerimiz yanında devede kulak durumunda.

Bu bilgi eksikliği, yalan, yanlı bilgilerle beynimizin yönlendirilmesi, böylece kolayca yönetilebilmemiz sağlanmakta.

Son zamanlarda yaşanan olayları gerçek boyutlarıyla değerlendirebilen bir bilgi, yorum yazısı, televizyon değerlendirmesi göremedik. Bizim ulaşamadığımız bir değerlendirme olup olmadığını bilemiyoruz.

Olayların özünü yakalayarak bunu kamuoyuyla paylaşabilen, bu konularda yorumlar geliştirenlerin olamadığı savımızın altını çizmek istiyoruz. Bunu aşağıda açacağız.

Yerel yönetimlerin önemi

Yerel yönetimler demokrasinin beşiği. Bir ülkede yerel yönetimler, küresel yerel yönetimler ilkelerine göre işletilemezse, orada demokrasi uygulanamaz. Yerel yönetimler, halk yığınlarına merkezi yönetimden daha yakındır. Yerel yönetimlerde halkın yönetime katılması, merkezden yönetimden daha etkili, daha demokratik olmakta. Halkın kendisiyle ilgili kararlarda söz söyleme, oy kullanma gücü yerel yönetimlerde daha etkili.

Yerel Yönetimleri tümüyle ortadan kaldırmak, Yönetim dışında kalan tüm siyasal yapıları devre dışı bırakarak, diktatörlüğün gül bahçesine çevrilmesi çabaları olduğu açık. Seçimsiz ya da denetimli bir seçimle, gerçekte uygulanamayan, seçme seçilme özgürlüğünün ülke gerçekliğinden silinmesi çabaları olsa gerek.

Yerel yönetimlerin kaldırılması ya da etkisizleştirilmesi, demokrasiyi tümüyle ortadan kaldırmakla sonuçlanabilir. Atılan adımların, bunu gerçekleşmesine yönelik olduğu anlaşılıyor.

CHP’li Yerel Yönetimler

Uzun süredir, CHP’li yerel yönetimlere uygulanan baskılar, özünde CHP’li Yerel Yönetimlerin kulaklarının çekilmesinin çok ötesinde bir iş. Bu iş yalnızca, Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu işi değil. Yerel Yönetimleri tümüyle kaldırılarak, ülkeyi merkezden, tek elden yönetme amacı taşıma girişimleri olduğunu düşünüyoruz. Yerel yönetimleri kaldırılması girişimine karşı çıkabilecek en etki yapılanmalar, CHP ve DEM Parti belediyeleriydi. DEM Parti’yi, süreçti, İmralı’ydı, Abdullah Öcalan’dı gibi henüz ne sonuç alınacağı bilinemeyen söylemlerle, girişimlerle suskunluğa ittiler. Direnç gösterebilecek CHP’li belediyeleri de ortadan kaldırınca, geriye toplu bir temizlik yapmak kalmakta. AKP’li belediyelerin seslerini çıkarma olanakları olamaz. Birkaç öteki küçük partilerin belediyesini de susturmak oldukça kolaylaşacak.

Bir gece yarısı genelgesiyle, yerel yönetimler, yerel yönetim seçimleri kaldırılıp, yerel yönetim hizmetlerini Kaymakamlar, Valiler ya da atanmış kayyumlarla yönetmeye, böylece yönetsel yapıyı tek elden, merkezden yapmaya başlama girişiminin olduğu açık.

Neden CHP’li belediyeler?

CHP’li belediyelerin eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları, AKP’li belediyelerin yanında Devede kulak sayılır. Durum bu olduğuna göre neden yoğun biçimde CHP’li belediyelere yükleniliyor? Bunun nedeni: Yerel Yönetimlerin ortadan kaldırılmasına en büyük, en güçlü direncin CHP’li yerel yönetimlerden geleceği biliniyor olması.

CHP’ değil muhalefeti kaldırmak

CHP’ye uygulanan baskılar, bu partini kulaklarını çekmenin çok ötesinde amaçlar taşımakta. Özgür Özel’i, CHP’yi susturmak değil tüm karşıtları (muhalefeti) susturma, etkisiz duruma getirme çabalarının olduğu anlaşılıyor. Böylece ülkeyi, hiçbir karşı sesin çıkarılamadığı, yönetim erkini dikensiz gül bahçesine çeviren bir gelecek düşleri gözüküyor ufukta.

Sergilenen eylemler, ülke yönetimine daha güçlü biçimde el koyma, merkezden yönetimi güçlendirme, böylece ülke yönetimine tümüyle egemen olma çabaları olduğunu düşündürüyor.

Günah keçisi olmayan yönetim olabilecek mi?

Her yönetim, yaptığı yanlışların, eksikliklerinin, kötülükleri suçlarını sırtına yükleyeceği günah keçileri bulmak zorunda kalmakta. Yaptıkları her iyi işi kendilerinin yaptığını, her kötü işin başkaları (muhalefet partileri) tarafından yapıldığını ileri sürerek ayakta durabilir. Kendilerini bir karşıtlık üzerinden tanımlamaları, konumlandırmaları bilinen gerçeklerdendir. Kendilerini “iyi”  gösterebilmek için karşılarında “kötü” olanların olduğu oyununa girmeden ayakta duramazlar.

Yapılan yanlışların suçunun birilerinin sırtına yükleyerek kendilerini sütten çıkmış ak kaşık gibi temize çıkarma işinin kolay bir yönetme yöntemi olduğu bilinmekte.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu